Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

Merak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2014 Salı

Buse'miz Anjiyo Oldu (Kalpte Delik Kapama)

Uzun bir aradan sonra merhaba,
Bu gelişmeyi yazmalıydım çünkü; ben araştırma yaparken nedir nasıl yapılır gibi bilgilere
ulaşamamıştım ve bir çok mail aldım bu konuyla ilgili..

Buse'nin kalbinde delik vardı ve senelerdir takip ediliyordu Göztepe SGK hastanesi tarafından
artık kapanabilir raporu verildi SİYAMİ ERSEK hastanesine sevk edildik Aralık ayında ilk
kontrolümüze gittik ve Dr Nurdan hanımda aynı şeyi düşünüp rapor yazdı anjiyo sırasını
beklemeye başladık..ve 12 Haziranda gelen telefon 13 Haziranda kan vermek için gelin
15 Haziranda yatış yapacaksınız ve 16 Haziranda anjiyo olacak yavrunuz dedi..ah işte o an
hayat durdu heyecanım(yıl sonu gösterisi vardı) endişeye karıştı..uzatmayacağım kan verdik
film çekildi..o gün gösterisinde heyecandan tir tir titredim :) dibimden ayrılmayan bebeğim
acaba kalabalık karşısında ne yapacak derken gayet ciddi bir şekilde gösterisini yaptı :))

Ve 15 Haziran...ne diyeceğimi miniğimi hastanede nasıl oyalayacağımı düşünürken birden
fikrim geliverdi :) dedim ki; Buse'cim öğretmenin ödev verdi meslekleri incelememiz gerek
okula döndüğünde anlatacaksın gözlemleyip.. mesleklerde DOKTOR en başta tabi :)
muhasebeci(annesi) kaptan(dedesi) e bunlar kolay di mi :) en başa aldığımız DOKTORla
başladık bavulda hazırladık tatil gibi hastanede kalacaktık gözlemlemek için sevdi bu durumu :)
Hastaneye girdik çocuk anjiyo katı SİYAMİ ERSEK te 8.kat ama doluymuş 6.kata yatışımızı
yaptık ve biz 5 gibi kuşumla yalnız kaldık ahada işte ne yapacağını bilemeyen anne girdi devreye
yanında getirdiği boyama kitapları masallar kağıt makas devreye girdi boyama yaptık güzel
bir manzara karşısında tv de açtık babasını sordu aşağıda arabada kuralları var hastanenin
babaları almıyorlar dedim üstüne ne örtecek babam telaşına düştü :) merhametli kuzum endişe
etmeme gerek yokmuş çok çok anlayışlıydı ama şükrediyorum çocuk katında değildik ve yanımıza
çok şeker bir anne ve abi geldi :) gece yemeyi kestik tv izlerken uyudu kuzum..ama anne uyurmu..
herkes bilir sıkıntı mideme vurur midem ağızımda sabaha kadar sağa sola döndüm durdum aşırı
uykum var ama gözümü kapadığım anda neler geçiyor neler gözümün önünden..ara ara gelip
ateş tansiyon ölçümü yapıldı genel bilgi verildi..sabah dr lar gelecekti gelen giden yok..bizimkiler
geldiler sabahtan..saat 12:50 gibi haydi gidiyoruz dediler..kalbim duracak sandım...

2 kata indik..bizimki aşırı susamıştı su verecekler dedim .. anestezi uzmanı gelip sorular sordu
narkoz alacağı için imza aldı malum çocuk bayıltılması gerekiyor başka türlüsü mümkün değil..
önce burundan şırınga ile sakinleştirici verdiler sersemletilmesi gerekti bu yaşananları hatırlamasın
diye su veriliyor dedik baya acıydı galiba sevmedi ve sersemledi anjiyo odasına girdim onunla
yatağa yatırdım ameliyathane değil orası soğukta değildi altındaki yatak sıcacıktı ısıtmalı yani..
soydum damar yolu açıldı bir tek orada ağladı dr lar duyacağı tek acı buydu dediler ve şu an
onuda hatırlamıyor şükür :) ve narkoz verdiler 1-2-3...ve evladım uyudu...anne çıktı dr lara
önce Allah'a sonra size emanet yavrum dedi gözünde yaşlarla beklemeye başladı..13:08 di
kasıktan girilerek kapama işlemine başladılar...
saat..13:56 da ilk haberi aldık iyi geçmiş ayılması bekleniyormuş..ve benide aldılar ayılma odasına
sürekli dürttüm konuştum gözü açıp kapıyor..dr larda gelip gidiyor ayılmada gayet iyiydi çok
şükür her denileni yaptı el sıkma dil çıkartma başını kaldırma bira daha bekleyip odaya çıktık
ve dört bir koldan ayık tutma çalışmaları başladı baba anne babaanne anneanne dedeler gelen
giden :) 1 saat su vermedik 4 saatte yemek..yemek için dakikaları bile saydı bebem :)) bu arada
ayılırken öğürdüğü için yüzüne çiller atmış böyle bir durum yaşayan olursa ve bilgi verilmezse size
korkmayın geçici bir durum çok şükür..ayılma esnasında eli sürekli kasıktaki tampondaydı bende
eğildim kulağına neler olduğunu anlattım bantlıydı sertti bant nedenleri çıkacağını v.s. herşeyi
anlattım gayet iyi olduğunu daha iyi olması için bunun yapıldığını dinledi hiç konuşmadı taki
odaya bir çiçek gelene kadar :) ondan sonra içti yedi  bir de çok fena uykusu geldi hatta
 uyutmadığımız için ağladı 12 ye kadar uyumasın dediler sorduk sonra zorlamayın dediler
22:30 da uyudu sabaha kadar sağa sola döndü iyiydi çok şükür..6 saat sonrada oturttuk
20 dakika baş dönmesi mide bulantısı varmı diye baktık oda olmadı çok şükür..o gece kaldık..
sabah uyandık ayaklandıkta kahvaltıda ettik kontrolede çağırdılar ondada herşey iyiydi ve
taburcu oldukkk :)

1 ay sonra kontrolümüz var ve 1 ay kollayacağız darbeye hoplama zıplamaya karşı :)
6 ay boyuncada bebe asprini kullanacak yarım(kilosu az olduğu için)..

Arayıp soran hep yanımızda olan dualarını eksik etmeyen herkese teşekkür ederiz..
Şu anda da su çiçeği olduk her şeyi aradan çıkartıyor hanımefendi :)
Rabbim tüm hastalarımıza şifa versin.AMİN.
Cam önünde de boyama güzelmiş :))

Boya boya oyalan .))
Oldu da bitti maşallah :)

13 Şubat 2014 Perşembe

Temizlik yaptım bugün...

Dışarıda güneş gülümsüyor bende temizlik yapayım dedim herkese her şeye gülümseyerek başladım :)




Temizlik yaptım bugün...
Hem de tüm benliğimde
Bütün kaslarımı,sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanımı bile temizledim.

Kırgınlıklarımı dışarı çıkardım ilk önce.
Görmenizi isterdim.
Nasıl da çok yer kaplıyorlarmış inanmazsınız.
Bağışlamayı yerleştirdim yerine özenle.
Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarını.
Her yere görebildiğim göremediğim her yere serptim.
Atarken kırgınlıklarımı bakmadım neydi onlar diye.
Gelecek geçmişten çok daha fazla yaşanası.
Bakmadım merak da etmedim.
Bağışlamayı ekerken tekrar kırılmaktan korkuyordum belki.

Kıskançlığımı çıkardım.
Meğer ben ne az kıskançmışım.
Çok kolay oldu. Sevindim.
Sanki kaybetmiş bir eşyamı bulmuş gibi oldum.
Çok şükür ki kin ve nefret yoktu yüreğimde.
Nasıl temizlerdim hiç bilmiyorum.

Sıra korkularıma gelmişti.
Çıkarmaya bile korktum önce.
Ne de çok alışmışım onlarla yaşamaya.
Bunca acı ve endişeye nasıl alışılır İçten içe bir sevgi nasıl duyulur anlayamadım.
Yerini toprağını sevmiş mor bir menekşeydiler.
E... ne de olsa iyi bakmıştım onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip endişelerimle sulamıştım.
Mutluluklarımı ümitlerimi ne de çok ihmal ettiğimi anladım o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim her gün onları düşünüp birer umut daha ekseydim;
almadan verip beklemeden sevseydim.

Her şeyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkında olsaydım böyle bahar temizliklerine ihtiyacım kalmazdı.
Çok zorlandım korkularımla.
Birbirlerinin içine halkalar misali girmişlerdi.
Kenetlenmişlerdi adeta.
Ama onları da sevgiyle çıkardım. .
ve onları yaşamaktan hem de bir zamanlar bir kabus gibi yaşamaktan pişmanlık duymadan çıkardım. .
Kızsaydım onlara bağırıp çağırsaydım. yine dönüp dolaşıp geleceklerini biliyordum.

Temizlik yaptım bugün. .
Bahar temizliği.
Neşe ektim hoşgörü güven sevgi ektim. .
Almadan vermeyi sevilmeden de sevmeyi paylaşmayı ektim. .
Korkusuzlukları ektim alabildiğine...
Saatlerce ektim korkusuzluğu...
Mutluluk ektim doğallık. Sonsuzluk...
Bağışlama ektim.
Sevgi ektim her hücreme.
Coşku heyecan sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim.
Baş eğme değil.
Olduğu gibi kabullenme ...

Edward Morrison

18 Ocak 2014 Cumartesi

İNTİHAR-KARMA KARIŞIK-YALNIZLIK..

Bu ipi biz geçirdik senin boynuna ellerin bizdik..hepimiz suçluyuz.

Yazamadım çok istesem de ne diyeceğimi bilemedim.
Kader yazımı yazdığım günün akşamı 13/01/2013 Saat:16:00-17:00 civarı dayımın oğlu bu ipi
kendi elleriyle boğazına geçirmiş..dışarıdan görünen bir neden yok içinde nasıl bir kasırga vardı
bilemiyoruz ama çok sık son günlerde konuştuğu kişilere yalnızlıktan bahsetmiş ama kimse o
sessiz sakin güler yüzlü kişiden bunu beklemezdi..bizde bunu yapabilecek en son kişilerden
biriydi..ama tahmin ediyorum o içindeki hüznünü biz onunla kimse üzülmesin diye içimize attık
çok şeyi..Hiç ama hiç farketmedik bu dereceye geldiğini ki yanındakiler bile..bunu benden
beklerdim de senden değil be abim..kalabalık içinde yalnız kalmak..sürekli gülen insanların içindeki
hüzün..aslında en çok onlar acı çekiyor işte..İNSANLARI YALNIZLAŞTIRMAYIN.

-------

"Ve...
Bir gün herkes anlar, sevdiğinin kıymetini..
Ama gidince..
Ama bitince..
Ama ölünce..
Kısaca ; İş işten geçince..!"

-İş işten geçmesin sarılın sevdiklerinize işi gücü bırakın iş hep var engel olmasın birliktelikteki güzelliğe..

---------

"Yaşayabilsem diyordu ya da anlatabilsem, bir dinleyen olsa beni, bir bölüşen, bu kadar acı çekmezdim kuşkusuz...

N Bekiroğlu

-Bir Çığlıktı Yalnızlığım....Hepiniz mi Sağırdınız?....
-BELKİ DİYORDU BUNU SESSİZCE DUYMADIK, HEPİMİZ SAĞIRDIK.


---------

Ömür dediğin biraz kül biraz dumandır gönül ocağında...
Aşk tutuşturur, yılları ısıtır, yürek pişer aşkın narında..
Tecrübe düşer tabağına,söndürür hezeyanları,heyecanları... 
Geriye kalan ağarmış saçlardır tel tel...yani bir avuç kül...
Ecel üfler,savurur ebediyete...
Ocak da kor da kül de yalan olur musalla taşında...

-"Bu dünyada helalleşemedik orada halleşiriz."



Helalleşemedik (Betül Demir)

13 Ocak 2014 Pazartesi

Kader



Biz dedik;
- “ Her şey olacağına varır! ”

Allah c.c dedi ki;
- “ İnsan için ancak, çalıştığı vardır! ” ( Necm suresi- 39 )

Biz dedik ;
- ” Nasipse olur, kısmetse olur.. ”

Allah c.c dedi ki;
- ” Biz her insanın kaderini, kendi çabasına bağlı kıldık.” (İsra Suresi. 13)

Sonra oturduk, kendi beceriksizliğimize kader deyip ağladık..

Ne güzel buyurmuş Geylani hazretleri;

- ALLAH' ın takdirini O’nun aleyhine delil yapmayın;
Çalışın, çabalayın..

4 Ocak 2014 Cumartesi

Herkes mükemmel..BEN DEĞİLİM..

Herkes mükemmel olduğu için(!) benim de mükemmel olmamı bekliyorlar! 
Sanırım kusursuz oldukları için insanlar, kusurlarımı bir türlü hoş göremiyorlar!
Hiç yanılgıları olmadığı için belki de, hatalarımı yüzüme vuruyorlar! 
...ve Onlar gibi gökten zenbille inmediğim için hep bir yabancıyım içlerinde aynı havayı soluyor olsak bile(!)
"Küçük dağlarıda yaratmışlığım" yok ki onlar gibi, "gram" hatasız bir hayat sürebilmem mümkün değil ki(!)
Hiç "kırılmamış"(!) oldukları için olabilir mi acaba?
Kırgınlıklarım tebessümlerimde bile ortaya çıkınca, uzaydan gelmişim gibi bakmaları bana(!)...



Cihad KÖK
T
uzu Uzatır mısın Hayat'tan

Kırıldıkça öğreniyor insan;

B o ş v e r m e y i . . .

24 Nisan 2013 Çarşamba

Ve vakit gelir..ameliyat günü belli

Merhaba hepinize,

Evet vakit geldi artık 29/04/2013 Pazartesi saat 08:30 da platinlere veda zamanı..
Umarım her şey güzel sonuçlanır küçükte olsa operasyon insan endişeleniyor..
Tarihi aldığım günden beri ben yine bende değilim..
İnsanın aklından o kadar çok şey geçiyor ki..
Her ne kadar yarım saatlik bir ameliyat olacaksada..akşam evime dönecek olsamda..(inşallah)
Doktorum çok iyi bunu biliyorum içim o yönden rahat ;
Özel Medistate Kavacık Hastanesi - Opr.Dr.Mustafa TEKKEŞİN

Neyse kış kış o düşüncelere..
Dualarınızı eksik etmeyiniz lütfen :)

Güzel haberlerle dönmek dileklerimle hepinize sevgiler bırakıyorum ;)

:))))))

8 Nisan 2013 Pazartesi

Platinlere veda../tatil zamanı..

Merhaba, yine çok ara vermişim özür :)
Bu yıl iş yerimde 5. senemi doldurduğum için izin haftam 3 oldu :)
Bu yaz bol tatilli geçecek gibi bana :)
Hangi araya sıkıştıracağım bilemiyorum geçen seneden de 1 hafta izinim  kalmıştı :)
Kaldı ki 2 ay zorlu geçen evde kalma durumum yüzünden 1 günüm bile evde geçsin istemiyorum :)
Malum kırdık bacağı oturduk evde 2 ay 1,5 ayımız hiç kalkmadan geçti hemide..ıykk..
Şimdik cumartesi kontrole gittim 12/02 de platinli hayatımın 1.yılını kutlamıştk :)
Sevgili dr um alalım dedi bende hadi hemen dedim :))
İşlerim benim ay sonunda hafifler bugünde iş yerimle konuşup ameliyat günümü netleştireceğim :)
Sanırım 29 Nisan dan sonra her gün olabilirim :)
Aslında aynı şeyleri yaşamaktan çok korkuyordum yani işin psikolojik tarafından :)
Az sıkıntı çekmedim bu yönde acı hiç bir şeydi psikolojimin bozulmasının yanında..
Ama bu sefer ameliyatımı sabah olursam akşam hastaneden çıkabileceğim..
Yarım saatlik bir operasyonla platinlerim çıkartılacak..
Sadece 10 gün sonra dikişlerim alınacak ve her şey normale dönecek..
1,5 ayda koşma hoplama zıplama yok bunu duyduğumda dr a zaten unuttum ben onları dedim :)
Haydi bismillah bakalım hayırlısı ne olcak :)
Ne zaman ameliyat olacağımı sorun çok arkadaşım oldu herkese ilgisinden dolayı teşekkür ederim :)
Size cevaben yazdım ;)
Bacak gösterisi yapim acık :)) hiç görmediniz di mi  :))ameliyattan sonraki haliydi :) 

Öperim sizleri :) iyi haftalar herkese :)

6 Şubat 2013 Çarşamba

Sadece; riski göze alabilen kişi hürdür.


Gülmek; "SAF" denme riskini göze almaktır.

Ağlamak ise; "DUYGUSAL" görünme riskini...

Birine yakınlaşmak; "KENDİNİ KAPTIRMA" riskini,

Duygularını açmak; "KENDİNİ ORTAYA KOYMA" riskini,

Hayalleri ve düşünceleri sergilemek ise;

"ONLARI BAŞKASINA KAPTIRMA" riskini göze almaktır.

Sevmek; "KARŞILIK GÖREMEME" riskini...

Yaşamak ise; "ÖLME" riskini göze almaktır.

Umutlanmak; "HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMA" riskini

Çabalamak ise; "BAŞARISIZ OLMA" riskini göze almaktır...

Ama riskler yaşanmalıdır..
Çünkü; hayatımızın en büyük riski hiç risk almamaktır.
Hiç risk almayan kişi, belki acı ve üzüntülerden korunabilir,
ama büyüyemez, sevemez, değişemez, hissedemez, öğrenemez. 
Garanti arayışlarıyla zincirlenmiş bir köle olarak yaşarken,
bedelini; özgürlüğünü kaybederek öder.
Sadece; riski göze alabilen kişi hürdür.

Leo F.Buscaglia
İngilizceden çeviren: Nur Coşan
---------------------------------------------------------------

-BEN RİSK ALMAYI SEVERİM AMA O DA TEK BAŞINA OLMUYOR..

28 Kasım 2012 Çarşamba

50 - 60 - 70 - 80' li yıllarda mı büyüdün?



Nasıl oldu da hayatta kalmayı başardın? :)

1.- Arabaların emniyet kemeri, kafalıkları, ve kesinlikle hava yastıkları yoktu.

2.- Arka koltuk tehlikeli değil de eğlenceliydi.

3.- Bebek yatakları ve oyuncaklar renkliydi. Ya da en azından kurşunlu, muhtelif zehirli maddeler ile boyanmıştı.

4.- Prizlerin, araba kapılarının, ilaç şişelerin ve kimyasal ev te
mizliyicilerinin üzerinde çocuk kilitleri yoktu...

5.- Kasksız bisiklete biniliyordu.

6.- Steril su şişelerinden değil de bahçe hortumundan yada muhtelif başka kaynaklardan su içiliyordu...

7.- Oyun oynamaya çıkmanın tek şartı hava kararmadan önce eve dönmekti.

8,- Cep telefonu yoktu ve hiç kimse nerelerde gezdiğimizi bilmiyordu. İnanılmaz ...

9.- Okul öğlen bitiyordu... Ve öğlen yemeği için evimize geliyorduk.10.- Bir sürü yaramız, kırılmış kemiğimiz ve kırılmış dişimiz vardı, fakat hiçbir zaman birileri bu yüzden mahkemeye verilmiyordu.Kendimizden başka kimse sorumlu değildi.

11.- Bolca tatlılar ve tereyağlı ekmekler yiyorduk, ve gerçek şekerli içecekler içiyorduk ve hiç kilo sorunumuz olmazdı - çünkü hep dışarda oynardık , aktif olarak ...

12.- Dört çocuk bir limonatayı paylaşabiliyorduk... aynı bardaktan içebiliyorduk, ve kimse bu yüzden ölmüyordu.

13.- Playstation, Nintendo 64, X boxes, Vídeo oyunlarımız, 99 kablolu kanalımız , Dolby surround, Cep telefonumuz, Bilgisayarımız, Internet de Chat odalarımız YOKTU.

onun yerine ARKADAŞLARIMIZ vardı bolca!!!

14.- Yürüyerek veya bisiklet ile uzakta oturan arkadaşlarımızı ziyaret edebiliyorduk, kapılarını çalıp hatta çalmıyarak içeri girip onları oyun oynamaya çağırabiliyorduk!!!

15.- Evet dışarda, o acımasız korkunç dünyada! Korumamız olmadan! nasıl mümkün oluyordu bu?
Tek kale üzerine maç yapardık ve birisi takıma alınmadığında psikolojik travma oluşmuyordu ya da dünyanın sonu gelmiyordu.

16.- Bazı öğrenciler diğer öğrenciler gibi başarılı değildi ve sınıfta kalabiliyordu. Fakat bu yüzden kimse Psikologa ya da Pedagoga gönderilmiyordu. Kimsede Dislexia, konsantrasyon sorunu veya hiperaktivite yoktu, basitçe o okul yılını tekrarlıyordu.

17.- Özgürlüğümüz , üzüntülerimiz , başarılarımız , görevlerimiz vardı

...ve bunlar ile yaşamayı öğreniyorduk.

Soru: Nasıl oldu da bütün bunlara rağmen hayatta kalmayı başardık???

17 Ekim 2012 Çarşamba

Gelip bizimle olanlar :) Haydi gel bizimle ol etkinliğimiz :)

Haydi gel bizimle ol çağrımıza ses veren bütün canlarıma teşekkür ederim :)

Çok güzel bir buluşma oldu ve ben herkesi tanıdığıma çok memnunum :)

YER: Üsküdar Simit Sarayı
TARİH VE SAAT: 13/10/2012 - 14:00
KATILANLAR;

Sevgili İlknur ; http://duslerimdeninciler.blogspot.com/

Sevgili Pınar ; http://delinindelisi.blogspot.com/

Sevgili Şerife ; http://efeilehayat.blogspot.com/

Sevgili Ayşegül ; http://annemahsustan.blogspot.com/

Sevgili Ülkü ; http://www.yesilstil.com/

Sevgili Büşra ; http://www.minikgamzeler.com/

Sevgili Nilgün ; http://www.nilgunkomar.com/

Sevgili Selma ; http://annekarinca.blogspot.com/

Sevgili Mukadder ; http://mukonungunlugu.blogspot.com/

Sevgili Özlem ; http://ozlemyilmazz.blogspot.com/

Sevgili Tuğba ; http://kendimiariyorken.blogspot.com/

Bu havlu biz organizatörlerin katılan arkadaşlarımıza teşekkür hediyesiydi :)





Sağdan sola ; Ayşegül, Şerife , İlknur , Ben, Selma ,Pınar, Nilgün , Mukadder , Özlem , Tuğba Fotoğrafı çeken Ülküm :)
Hepiniz pırıl gözlerle sevgi selini yine yeniden içime akıttınız size sarılmak müthiş bir enerji akışına neden oldu
çok güzel bir gün geçirdim hoş sohbet için çok teşekkür eder öperim :)


Katılmayı çok isteyip ama maalesef sağlık sorunları nedeni ile katılamayan arkadaşlarımız içinde üzgünüz
telefon bağlantısıyla hoş sohbetler dilekleri için tekrar teşekkürler ; 

11 Ekim 2012 Perşembe

Haydi gel bizimle ol :)

Sevgi selinde boğulmadan yollara düşelim sarılalım dedik  biz :) sizde eşlik etmek ister misiniz ?

O zaman ;


18 Ağustos 2012 Cumartesi

İyi bayramlarrr :)


Tüm arkadaşlarım sizi öper koklar sarılır iyi bayramlar geçirmenizi dilerim :)




Aşağıda ki nedir acaba :) hiç beklemediğim bir anda kargo getirdi :) bu kadar değil ayrı bir yazı
şeklinde göreceksiniz :) ama teşekkür etmek istedim sevgili kuşum Pembişimesintime :) 


16 Ağustos 2012 Perşembe

İMDATT!! Bıktınız mı bacak muhabbetimden :) ama bir bakın :)

(Öncelikle ben gayet iyiyim bir önceki yazıma gelen yorumlara teşekkürler)
Şimdi sorun acilde müdahale durumları..
Ben acil gidip 6.150 TL ödemiş bir vatandaşım..
Dün arkadaşlarla hastaneleri şikayetten bahsederken dedim ki benim işe de bir el atın :)
Sonra sağlık bakanlığına şikayetten önce hastane ile görüşmeye karar verip bir mail attım..
2 dakikada aradılar..bana 32 parametreden bahsettiler onun dışında kalıyormuşum..
Liste şöyle bir de siz bakın ne yapılabilir acep paramı istiyorum :))


  1. Şuur Kaybına Neden Olan Her Türlü Durum: Kişinin bilinç durumunda bozulmaya yol açabilecek bayılma, kalp travması, sara krizi vb. durumlar.
  2. MI, Aritmi, Hipertansiyon Krizler: Geçirilmekte olan kalp krizi, acil tedavi gerektiren kalp ritmi bozukluğu türleri, kan basıncının beyin kanaması vb. ciddi durumlara yol açabilecek derecede yükselmesi.
  3. Zehirlenmeler: Olay anında yaşamsal fonksiyonları bozmuş olan ya da ilerleyen saatlerde bozma ihtimali yüksek olan maddelerin ağızdan alınması, kimyasal maddelerin cilde teması ya da zehirli gazların solunması.
  4. Ciddi Genel Durum Bozukluğu: Yaşlılık, besin yetersizliği, yetersiz bakım, uzun süren ağır hastalık vb. nedenlerle kişinin sağlığının genel anlamda tehlikeli olabilecek derecede bozulması.
  5. Trafik Kazası: Omurga yaralanmaları ve kanamalı kırıkların olduğu akut durumlar. O an için hastanın durumunu etkilemese bile iç kanamaya yol açabilecek ciddiyette göğüs, karın ya da kafa travmaları. Vücutta büyük kanamaya yol açan; araç parçalarının yol açtığı kesici, delici yaralanmalar.
  6. Ani Felçler: Beyin kanaması, omurga yaralanması vb. nedenlerle kişinin uzuvlarının ya da tüm vücudunun hareket kabiliyetini ya da hissetme kabiliyetini yitirmesi.
  7. Migren ve/veya Kusma, Şuur Kaybıyla Beraber olan Baş ağrıları: Şiddetli baş ağrısı ve kusmanın bir arada olduğu nedeni bilinmeyen durumlar. Baş ağrısını bilinç kaybının takip ettiği durumlar.
  8. Astım Krizi, Akut Solunum Problemleri: Geçirilmekte olan astım krizi, ciddi solunum yetersizliğine yol açabilecek suda boğulma, yabancı cisim yutma, alerjik reaksiyon, solunum yolu yanıkları.
  9. Yüksek Ateş: Zehirlenme, infeksiyon hastalıkları, sıcak çarpması vb. nedenlerle vücut ısısının konvizyona (havale) ya da kalp ritim bozukluklarına yol açabilecek derecede yükselmesi. ( 39,5 C üzeridir)
  10. Ciddi Alerji, Anaflaktik Tablolar: Kalp ritminde bozulma, solunum yollarında tıkanmaya yol açabilecek ciddiyette alerji ya da tansiyon düşmesi durumları.
  11. Akut Batın: Mide, barsak gibi içi boş organların delinmesi, barsak tıkanması ya da düğümlenmesi, safra yollarının taş veya iltihap nedeniyle tıkanması, apandist, pankreatit gibi ciddi organ iltihaplanmaları, barsak ya da periton arterlerinde tıkanma vb. gibi acil cerrahi müdahale gerektiren, karın içi organlarla ilgili hastalıkların ortaya çıkması.
  12. Yüksekten Düşme: Trafik kazalarında anlatılan durumun aynısı
  13. Ciddi İş Kazaları, Uzuv Kopması: 5. maddedeki durumlara ek olarak yapılan işe has acil durumlar. Örn: Zehirli gazların solunması, kimyasal maddelerin içilmesi ya da kişinin üzerine dökülmesi, parmak, el, ayak, kol veya bacağın kısmen ya da tamamen kopması.
  14. Menenjit, Ensefalit, Beyin Absesi: Sinir sistemi fonksiyonları dolayısıyla da yaşamsal fonksiyonları etkileyebilecek bilinç durumunda değişikliklere yol açabilecek beyin ve beyni çevreleyen zarla ilgili iltihabi, infektif hastalıklar.
  15. Elektrik Çarpması: Yanık, organ hasarı yapabilecek ya da kalp ritmini bozabilecek derecede ciddi elektrik çarpmaları.
  16. Ciddi Göz Yaralanmaları: Gözde hasara yol açabilecek ciddiyette kesici, delici alet yaralanması, kunt travma ya da kimyasal madde teması.
  17. Terör, sabotaj, kurşunlanma, bıçaklanma, kavga, vb: Bu ve benzeri nedenlerle; organ zedelenmesine hayatı tehdit edecek derecede kanamayı veya ilerleyen saatlerde hayatı tehdit edecek derecede genel durum bozulmasına yol açabilecek; kesici delici alet yaralanmaları, kunt travmalar, yanıkların olduğu durumlar.
  18. Renal Kolik: Böbrek taşlarının yol açtığı, ilerlemesi durumunda idrar yolu ya da böbrek hasarına yol açabilecek şiddetli ağrı oluşturan durum.
  19. Akut Psikotik Tablolar: Aşırı saldırganlığa yol açan nörolojik ya da psikolojik rahatsızlıklar.
  20. Suda Boğulma: Solunum ya da kalp durması durumları veya hastanın genel durumda boğulmaya yol açacak derecede akciğerlere su girişinin olduğu durumlar.
  21. İntihar Girişimi: Hayatı tehdit edecek ciddiyette bıçak yarası, asılma, ilaç intoxikasyonu vb. kendini öldürme girişimleri
  22. Donma, Soğuk Çarpması: Hayati fonksiyonları etkileyecek şoka götürebilecek, uzuvlarda kangren yapabilecek derecede soğuğa maruz kalınması.
  23. Isı Çarpması: Kalp ritmini, tansiyonu ya da bilinç durumunu etkileyecek derecede güneş etkisinde ya da sıcak ortamda kalma durumları.
  24. Ciddi Yanıklar: Büyük sıvı kaybına, organ kaybına ya da cilt hasarına yol açabilecek genişlikte ateş, kimyasal madde, elektrik vb. yanıkları. Solunum yollarında daralmaya yol açabilecek derecede duman ya da sıcak hava solunmuş olması.
  25. Yeni Doğan Komaları: Yeni doğanlarda bilinç kaybına yol açan her türlü durum.
  26. Başlamış Doğum Faaliyeti (Su Kesesinin Boşalması): Bebeğin doğum kanalına girmesi, sancı sürelerinin uzayıp, sancılar arasındaki sürenin 1-2 dakikaya kadar inmesi gibi doğumun başladığını gösteren bulguların ortaya çıkması; hastanın tıbbi gözetim altında olacağı, gerektiğinde tıbbi müdahalenin yapılabileceği bir ortama ihtiyaç duyar hale gelmesi.
  27. Diabetik ve Üremik Kanama: Diabet (şeker hastalığı) ve bölerek yetersizliğinin neden olduğu bilinç bulanıklığından başlayıp tam bilinç kaybına (koma) kadar girebilecek durumlar.
  28. Genel Durum Bozukluğunun Eşlik Ettiği Dializ Hastalığı
  29. Akut Masif Kanamalar: Genellikle travma sonucu ortaya çıkan, hayatı tehdit edecek boyutlarda iç veya dış kanamalar.
  30. Omurga ve Alt Extremite Kırıkları: Büyük dış veya iç kanamaya yol açan bacak kırıkları ve her türlü omurga kırıkları.
  31. Tecavüz
  32. Dekompresyon Hastalığı: Mesleki, sportif vb. nedenlerle derin dalış durumundayken kontrolsüz ve hızlı şekilde yüzeye çıkılması nedeniyle oluşan, halk arasında vurgun yemek olarak tabir edilen durum.
Önemli Not: Yukarıdaki tanımlamalar oldukça basitleştirilmiş şekilde, yol gösterici olmaları amacıyla yapılmışlardır. Tıbbi bilgisi olmayan kişilerin sadece yukarıdaki bilgilere dayanarak ya da bir sağlık personelinin kendisine telefonda iletilen bilgilere göre aciliyet değerlendirmesi yapması zaman zaman mümkün olmayabilir. Sağlık durumunun aciliyet teşkil edip etmediğinin fiziki muayene esaslı olduğunu unutmayınız. 

8 Mart 2012 Perşembe

Bu günü kutlamadan olmaz :)

Öncelikle merhaba hepinize,

Çok uzun zaman olmuş günler geçip gitti gibi di mi gelin bir de bana sorun :)
Buralarda olmadığım zaman içerisinde beni yalnız bırakmayan sürekli arayan
arkadaşlarıma çok teşekkür ederim daha sonra tek tek teşekkür edeceğim :)

12/02 14:30  bendeniz düşerek dizimde çoklu kırık olmasına neden olup aynı
gün ameliyat oldum 2 adet platini de hayatıma kattım :) ayrıntılar daha sonra
tabi bilmek isterseniz yorumları değerlendiricim :) hepinize sevgilerimi sunup
kutlamamı yapıp gidip koltuğuma yapışayım :)

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜN(M)ÜZ KUTLU OLSUN.

10 Şubat 2012 Cuma

Seninleyiz GAMZE

Merhaba arkadaşlar,
Şükür ile başlıyorum yine halimize, neler gördük neler görüyoruz neler göreceğiz bilmiyorum..
Belki bizlerde bu duruma gelebiliriz..
Bu durum dediğim ; günlerdir bir çoğumuzUn bildiği sevgili GAMZE'nin durumu..

Onun için bol dua istiyoruz..

Bu facede kurulan grup 2 günde 3341 üyesi olan ; Seninleyiz GAMZE

Bu twitte dua için ; https://twitter.com/#!/search?q=%23GamzeyeDua

Bu kendi blogu SENİNLE YAŞAYALIM 

Bu onun için açılan blog Gamze İçin

GAMZE SENİNLE YAŞAYALIM, KENDİNİ TOPARLA LÜTFEN, BU KADAR KİŞİNİN
DUALARINDASIN BİZ İNANDIK SENDE İNAN CANIM.ATAKAN SENİ BEKLİYOR.

BİLGİLERİ;
Gamze’nin Kemoterapi sürecinde... Trombosit ihtiyacı olacakmış. Bunun için A RH+ kan grubundakilerin aşağıda belirtilen yere, Gamze Akbaş’a verilmek üzere kan bağışında bulunması gerekmektedir.

GAMZE AKBAŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi. Oda numarası 4865 Hematoloji Servisi, Onkoloji 1. katta.


Yine böyle gülmen için dualarımızdasın

20 Ocak 2012 Cuma

Akika/Göbek

Arkadaşlar bugün facede sordum meraklıyımdır biraz :)
Sizede soruyorum :)

1- Çocukların göbeklerini ne yaptınız?

2- Akika kurbanlarınızı kestiniz mi?
Akika kurbanı;
Akika, çocuk nimetine karşılık, Allahü teâlâya şükretmek için hayvan kesmektir.
Erkek çocuk için iki, kız çocuk için bir akika hayvanı kesilir.
İyi hafta sonları :)

9 Ocak 2012 Pazartesi

Biraz tanıtım..rek lam lar :)

Ben mesleğimi değiştirsem çok çok başarılı olurum eminim :) sıkılıyorum zaten her ay
aynı işleri yapmaktan :) insan değişiklik istiyor hele de ben değişimi çok severim :)
Burcum bile(ikizler) bana meslek olarak aşağıdakileri seçmiş ;
  • Gazetecilik, muhabirlik, radyo sunuculuğu, TV müdürlüğü
  • Bir tatil kulübünde animatörlük, aktörlük
  • Temsilcilik, reklamcılık, pazarla ma 
  • Yazarlık, redaktörlük, edebiyat eleştirmenliği, çevirmenlik, basın sözcülüğü, diplomatlık
  • Kitapçılık, yayımcılık
  • Komedyenlik, kantoculuk
  • Akrobatlık, hokkabazlık, sihirbazlık, palyaçoluk 
  • Heykeltraş, gravür, ressam
Böyle işte :) neyse bir kaç arkadaşımı tanıtayım dedim izninizl,e izin vermesenizde tanıtacağım özür :)

-------------------------

1-Sevgili Yerden Uzak demiş ki "böyle patron emrinde ne işim var ben kendi işimin patronu olayım "
ve çocuk kıyafetleri satmaya karar vermiş..karar vermekle kalmayıp hayatada geçirdi bu düşüncesini
çok uygun fiyatlarla satışa başladı..hayırlı olsun canım dedim ve alışverişte yaptım :)

Buyrunuz buradan inceleyiniz ;

Ç O C U K L A R L A  M O D A

2-Yeni yıl kart etkinliği aracılığı ile tanıştığım burnumun dibinde oturan bir arkadaşım ee komşu di mi
şimdi onu es geçemezdim destek olursak iyi olur.. biraz sıkıntıları var malesef hallederiz biz di mi ;)

Buyurunuz ;

Y O L L A R I M I N  B A Ş L A N G I C I


3-Ben bir Ağva aşığı olarak nasıl atlarım sevgili arkadaşımız Girls On Blog un açmış olduğu butik oteli,
hayırlı olsun bereketli olsun şu çekilişi bir an önce yap der başkada bir şey demem kendisine :)  laf
aramızda konaklama hediye edekte :)

B E Y A Z  E V  A Ğ V A
















4-Ve karşınızda :) yine yeni yıl kart ekinliği aracılığı ile tanıştığım sevgili arkadaşım defter- Selgin GB ;
o mu ne yapmış :) kitap yazacağım diye tutturup yazmışta :) öğrendiğim anda sipariş verdim efendim
destek şart :) biraz önce geçti elime kitap zevkle okuyacağım, tebrik ederim ;)

















İyi haftalar hepin(m)ize :)

Aşağıdaki mi ne :) hiç öylesine son nokta olsun dedim :)

6 Ocak 2012 Cuma

Son cümlenin şiiri



Şairler yok mu aranızda?
Son cümlenin şirini yazmak ister misiniz?
Hadi o zaman başlayalım :)



Ben kendi şiirimle başlıyorum ve son cümlesini alıp siz devam ediyorsunuz.. yorumlarda da
sizden bir önceki son cümleyi alacaksınız hep olur mu :) görmek istiyorum kimler var aramızda
şiir yazan :)

-----------------------
Sade ve sadece ruhuna,
Aşık oldum başladım yeniden nefes almaya bu hayatta,
Gerçek sevdayı bilen kişiler düşmüş aza,
Aşkınla dile geldi kelimeler, kışlar döndü yaza...
Şehrin kalabalık sokaklarında,
O kadar insan arasında,
Aşk bulur sevdiğini yanı başında,
Hüzün bizden çok uzakta,
Damla damla aksın sevda..
Ülkü

30 Aralık 2011 Cuma

Yeni yıl kartlarımın hikayesi

Hepinizi bu yıl için yaptığım son tosttan bir parça almak için davet ediyorum buyrun :)

Alın alın çekinmeyin oturun şöyle size ne güzel bir etkinlik düzenledi sevgili LEYLAK DALI
anlatayım :) dedi ki ne o öyle mail sms ile kutluyorsunuz efendim hadi bakalım alın yeni
yıl için kartta gönderin bir birinize büyüktür söz dinleyelim dedim ve katıldım :) amma ve
lakin canım çıktı :)) 40 küsür arkadaşımın adresi elime geçti sıra kartları alıp postalamaya
kaldı :) iyi di mi bakmayın öyle ara ara kart yok :) bir çok yere baktık "yok" dediler "niye"
dedik "isteyen yok ki" dediler :) ee ben istiyorum işte demek ki olacakmış alsanız ne vardı
sanki :) baya bozuldum ben :) sonrada dedim ki çektiğim fotoğraflardan bastırır kendim
yaparım seçtim düzenledim..o günde karfurda işim vardı uğradım uğramaz olaydım :) dedim
kart var mı ki bakayım baktım var mış :)) yuppiii aldım bir sürü :) almaz olaydımm :) kasaya
gidince gözlerim yerinden fırladı resmen :) nasıl yani ya bu kadar pahalı değildi bunlar tabi
seneler önce lütfen yanlış anlamayın buna ne denir siz karar verin garik göndereceğim
arkadaşlarım çok değerli tabiki onlara değmez diye bir düşünce geçmedi aklımdan ama
inanılmaz uçuktu..neyse dedim artık bir kaç arkadaşıma gönderebilirim ne yapalım kısmet
değilmiş  :) elimde kalan bir kaç adet akrtla çıktım oradan..geldim hazırladım..ama onunla
bitiyormu ptt yakın değil sürekli gidilen bir yer olmasına rağmen bir kaç gün ne patronum
ne iş arkadaşlarım o bölgeye gitmedi..bana fenalıklar gelmeye başladı..neredeyse kart
postalamak için izin alan ilk personel ünvanını alacaktım :) o akşam eve giderken mahalle
kırtasiyemize girdim öylesine sorayım dedim "var abla kart öğrencilerin ödevi için getirmiştim"
demez mi :) 5 tanede oradan aldım onlarda hazırlandı :) ertesi gün  maliyeye gittim ana oda
ne maliyenin altına ptt açılmış :) daldım içeri hepsini bir güzel gönderecektim "abla" dedi
ptt görevlisi "gönderenin adresi yok" iyi dedim yazayım bari 11 adet kartın arkasına hızlı
bir şekilde adresimi yazdım ondandır o iğrenç yazı özür :))) kartlar teslim edilmezse geri
dönebilsin diye  yazdırdı  görevli  tabi  haklıda  yani öyle  değil mi :) lösev için bir şeyler
düşünürken gözüme kartlar çarptı oradanda geldi mi  8 adet  :) ohh değmeyin keyfime :)
onlarda hızlı bir şekilde hazırlandı çok hızlıydı hatta :) çünkü iş arkadaşım dışarı çıkıyordu
onun eline tutuştururum :) öylede oldu :)  rahat bir nefes aldım :)  yalnız bu ptt  görevlileri
kafasına göre takılıyor bunuda öğrenmiş olduk valla ben gönderimi farklı fiyattan arkadaşım
farklı fiyattan yaptı bu kadar olur yani :) aman para para deyip durdun göndermeyeydin diyen
olmaz umarım benim derdim farklarda yoksa ben maddiyatta değilim lütfen aklınızdan sakın
ama sakın böyle bir şey geçmesin :) geç kaldığım için çoğu İstanbul içi oldu kusura bakmayın
lütfen :) 1 Ankara 1 Antalya 1 Bursa hariç :)

Ve dedim ki çok ve iyi yaşa LEYLAK DALI :) bu kadar zorluğun sıkıntının arkasından
ne kadar iyi bir şey yaptığımızı anladım :) çok teşekkür ederim sana :)

Off anacım çeneye bak özür :) HEPİNİZE SAĞLIKLI YILLAR diliyorum en önemli şey
o bence :) sevgiler efendim :) aşağıda benim gönderdiğim kartları sonrasında ise bana
gelen kartları göreceksiniz :) hoşçakalın :)





Sayenizde..


Lösev kartları

Bana gelenler ;

Sevgili Meyra , Gülin, Lale abla teşekkürler :)

Sevgili Zeynep, Leylak Dalı Ablam , Ayşegül,, Qunegond teşekkürler :)


Elime geçenler bu kadar daha gelir mi bilmyorum :) herkese teşekkür ederim :)
Kartım eline geçince bilgilendiren arkadaşlarım çok incesiniz bir kez daha teşekkürler :)

Sevgili Gülin'in kartı haricen gelip mutluluğuma mutluluk katmıştır :) öpüldün gülüm :)


Hediyelerle gelen kartlar içinde bir kez daha teşekkürler :) Mehtap ve İlknur'cum ;)

5 Aralık 2011 Pazartesi

Acemi işi Aşure'm :)

Rabbim bereketli kılsın hepimizin yuvasını.
Hepinize selamün aleyküm 10 kişiye selam vermek gerekirmiş tekrar hatırlatırım.
Bloglarda döndü bugün herkes neler yapacağını biliyor tekrarlamıyorum tembellik yapayım :)

İlk defa bu sefer yapacağım dedim ve yaptım buyurunuz almaz mısınız?


Tarifim ;

2 su bardağı aşurelik buğday
1 su bardağı nohut
5 su bardağı tozşeker
1 su bardağı kuru fasulye
15 su bardağı su
Yarım su bardağı pirinç
1 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı küp doğranmış kayısı
1 su bardağı doğranmış kuru incir
1 portakal
Süslemek için:Kuş üzümü, Ceviz, Antep fıstığı, Tarçın, Nar taneleri

AŞURE’NİN HAZIRLANIŞI:
Buğday, fasulye, nohut ve üzümü yıkayın. Bir gece önceden ayrı kaplarda ıslatın.
Aşure’yi yapacağınız gün buğdayı süzün, 15 bardak su ile birlikte büyük bir çelik tencerede kaynatın.
Kaynayınca üzerinde köpük birikecektir, bu köpüğü alıp, kapağını kapatın ve 30 dakika kadar kaynamaya bırakın.
Buğday kaynarken, fasülye ve nohutları süzün, ayrı ayrı kaplarda onları da haşlayın.
Pirinci yıkayıp süzün. Buğday 30 dakika kaynadığında, pirinci de katıp buğdaylar iyice yumuşayana kadar 4 saat kadar kısık ateşte pişirin. Ara sıra karıştırmayı ihmal etmeyin.
Pişme son aşamalara geldiğinde, buğdayın suyu çorba kıvamına geldiğinde şeker, nohut ve fasulyeyi ekleyin.
Bu karışıma portakalın kabuğunu ince doğrayıp ekleyin.
Daha sonra kuru üzüm ve kayısıları da ekleyip karıştırın.
Tüm malzemeler bir kaç taşım kaynadırktan sonra ateşten alın.
Ateşten aldıktan sonra doğradığınız kuru incirleri ekleyip karıştırın.
Aşure’miz hazır.
Servis edeceğiniz kaplara sıcakken aktarıp, soğumaya bırakın.
Soğuduktan sonra da üzerini süsleyebilirsiniz.
Ceviz içi, antep fıstığı, kuş üzümü, tarçın, nar taneleri, fındık, hindistan cevizi…. damak tadınıza göre istediğiniz gibi süsleyin.
İnşallah bereketli bir Aşure Günü’nüz olur.
Afiyet olsun…

-Bu genel kullandığım tarif ama ben içine üzüm koymadım..15 bardak su az geliyor..sonradan ekledim 
sonracıma 4 saat çok fazla 2 saatte pişti..portakal kabuğunu önce ekleyin aşure içinde diri duruyor yoksa..
fındık, hindistan cevizi kullanmadım içine tarçın kullanmadım..
Annemin(kayın validemin) bir notu akşamdan bir taşım buğdayı kaynatıp sararsanız pişmesine gerek
 bile kalmıyormuş hemen hemen.. valla elime sağlık ilk denemem ben iyi not verdim :) 

Şerifeler bakmaya bilir :) 

İyi haftalar hepinize :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...